Bakıcın mı var derdin var!

Bugün size bana çok ilginç gelen bir olayı anlatacağım. Herkesin dikkatli okumasını ve çevresinde olup biten olayları dikkatlice incelemesi gerektiğini söyleyerek söze başlamak istiyorum.
Hikayemiz hergün haberleri süsleyen bakıcı hikayelerinden yaşanmış bir örnek. Kardeşimin staj yaptığı hastanede bir bayan doktorun yaşamış olduğu üzücü bir olay...

Doktor hanım ve eşi olan beyefendi çalıştıklarından dolayı çocuklarına bir bakıcı bakmaktadır. Birinci bakıcıyı beğenmeyen çift bir süre sonra yeni bir bakıcıyı işe alır ve gönül rahatlığıyla çocuklarını, bakması için bu bakıcıya emanet ederler. Gel gelelim hiçbir sorun yoktur...
Aylar geçer...

Oturdukları apartmanın karşısında bulunan binada ise felçli ve tekerlekli sandalyeye mahkum yaşlı bir teyzemiz oturmaktadır. Tekerlekli sandalyeye mahkum olmasından ötürü gün boyunca pencerede oturur ve geleni geçeni izler. Teyzemizin her günü aynı şekilde geçtiğinden kimin hangi saatte eve geldiğini, kimin kaç çocuğu olduğunu, kime hangi gün misafir geldiği vb. gibi bütün her şey bu teyze tarafından bilinir. Hani mahallenin muhtarı bu kadarını bilemez...
Teyzemiz söz konusu çocuk ve bakıcıyı da her gün görmektedir. Aile eve gelmeden yaklaşık yarım saat önce eve gelirler her gün.
Çocuğun yaşı küçük olduğundan okula da gitmiyordur. Bu durum teyzenin dikkatini geçer.
Bir gün tedavi için doktora giden teyze eve dönüşte çocuğun annesi ile karşılaşır. Kadını durdurarak:
-Merhaba kızım, sana bir şey soracağım.
Kadın:
-Buyrun teyze
Teyze:
-Kızım her gün senin çocuğunu görüyorum. Eve bakıcısıyla sanırım siz gelmeden yarım saat önce geliyorlar.
Kadın:
-Nasıl olur teyzecim, bir yanlışlık olmasın. Her gün mü dediniz?
Teyze:
-Evet, kızım her gün. Siz eve gelmeden yarım saat önce. Benim de dikkatimi çekti.
Kadın:
-Parka falan gidiyorlardır herhalde!
Teyze:
-Yavrum, bence bir araştırın. Sabah siz gidince çıkıyorlar, siz gelmeden yarım saat önce de geliyorlar...
Kadın:
-Allah allah... Tamam teyze, sağolun.
Teyze:
-İyi günler kızım.
Kadın:
-İyi günler teyzecim.

----
Eve gittiğinde her gün olduğu gibi bakıcıyı ve çocuğu evde buluyor kadıncağız.
Akşam eve geldiğinde eşiyle de bu konuyu konuşuyor ve bakıcıyı takip etmeye karar veriyorlar. Bir sabah her zaman olduğu gibi işe gidiyoruz şeklinde evden çıkıyorlar ve beklemeye başlıyorlar. Derken çocuk ve bakıcı da görünüyor. Şaşkınlık içerisinde takibe başlıyorlar... Bir süre sonra kendilerini Taksim'de bulan çift ikinci şoku yaşıyor...


Kadın ve çocuk dilencilik yapmakta!

Tabi artık devreye polis vs. giriyor...
Kadına bakar mısınız yaa başkasının çocuğunu alıp dilencilik yapıyor. Gerizekalıya herhalde maaş yetmedi... Ohhh çifte maaş! Hayır kendi çocuğuyla yapmasına da karşıyım. Utanmadan bir de başkasının çocuğunu almış mal!

Resmen şok oldum yani duyduğumda... İnsanlara artık güvenememek ne kadar da kötü. Hele de günahsız yavruları bu işe alet etmek...
Lütfen çocuklarınıza çok dikkat edin! Hepinizin muhakkak bu şekilde anlatılacak bir bakıcı hikayeniz vardır maalesef. Benim çok var ama bunu anlatmak istedim.
Çocukların bilinçaltında yer eden iğrenç bir olay bence...
Dikkat diyorum! Gerekirse gizli kamerayla falan takip edin...Yavrularınıza zarar verilmesine izin vermeyin!

Sevgiler...

Abraxas
20.02.2009

13 yorum:

rahat yazar @ 20 Şubat 2009 Cuma 19:44

abraxas gerçekten şaşırtan bir şekilde sonlandı yazın..dikkatli olmak lazım..
*ben de beklerim sayfama;)

H.Y. Ergün @ 20 Şubat 2009 Cuma 21:59

Allah'ım, bu nasıl iştir. Sen koru yarabbi!
Çalışsan dert çalışmasan dert.
Şükür ki biz bunu yaşamadık. Anneannesi baktı çocuğuma, gözüm hiç arkada kalmadı. Ama ikinci çocuğum olursa o şansım bir daha olmaz herhalde. Allah korusun.

ferkul @ 20 Şubat 2009 Cuma 22:41

inanamadım!...

ne insdafsızlık,veya başka bir şey, kelimelerle anlatılmaz derecede hainlik!

iyi ki sonunda farketmişler...

aslında biliyor musun, hikaye anlatımın da çok iyi,sade ve anlaşılır bir dil...

niçin bir hikaye yazmayı denemiyorsun?*

papagangibi @ 21 Şubat 2009 Cumartesi 00:50

şaka gibi... çocuk ve yaşlılar söz konusu olunca gerçekten çok dikatli olmak lazım, çünkü savunmasız insanları sömürmek çok daha kolay. ve bence de eve kamera koymak şart!

PrimaRima @ 21 Şubat 2009 Cumartesi 01:35

Felaket...

Esrik Öfke @ 21 Şubat 2009 Cumartesi 01:52

Yani diyecek söz bulamıyorum. Oha diyorum ve susuyorum. Allah böylelerini ıslah etsin.

yasamladans @ 21 Şubat 2009 Cumartesi 09:15

inanmıyorum ya.İşte bu yüzden güvenip de emanet edemiyoruz yavrularımızı kimseye..Allah sonumuzu hayır etsin :(

feanor @ 22 Şubat 2009 Pazar 15:25

eğer bakıcı yeni ve güvenilir değilse, bir süre gizli kamerayla izlemekte fayda var.

Oyuncak ayı ve kalem gibi nesnelerin içine kamera yerleştirerek bu hizmeti veren bir takım şirketler var, ücretleri ne kadardır bilmiyorum ama, ben çocuğum olsa tanımadığım bir insana bu kadar rahat emanet edemem sanırım...

bi dost @ 23 Şubat 2009 Pazartesi 01:58

Allah ıslah etsin yahu..

babegazelle @ 24 Şubat 2009 Salı 22:13

oha artık yuh ama o kadar gizli kameralarda şiddet gösterenlerden sonra bu da o kadar inanılmaz diil aslında vicdansızlar

şirinem @ 27 Şubat 2009 Cuma 16:11

Böyle bir zamanda kimseye güvenmiyeceksin helede kendi canından biri olmadıktan sonra çocuğunu emanet bırakmıyacaksın

cokgezen @ 27 Şubat 2009 Cuma 16:22

anneler sağolsun artık. onlar da bakmasa, böle olayların nicesiyle karşılaşırız.

ama teyze bakar mısın; her türlü iş kanalını zorluyor.

hakan-can @ 09 Mart 2009 Pazartesi 00:46

Ya bu bakıcılara çocuklarını nasıl körü körüne emanet ediyorlar anlamıyorum Abraxas...

Çocuktur,candır,kime emnanet ediyosun...?

Yazdıkların gibi onlarca örnek önümüzde dururken,dimi ama..

Neyse sevgiyle kal,yorumların beni sevindirdi,sağol...

Bu arada Kadınlar Gününü de kutlamaya geldim...:P

View technorati.com My Internet Diploma Subscribe to me on FriendFeed