Çocuk İstismarına Hayır!

Çocuk istismarı diye başladım söze. Neyden bahsedeceğimi tam olarak bilemiyorum açıkçası. Neden diyeceksiniz? Bilemiyorum. Yazılacak çok şey var aslında. Dayak, tecavüz, cinsel taciz, duygusal istismar...Hepsi o kadar kötü şeyler ki, öncelikle bütün bunlar çocuklarımızın ruhunda -bizler bilmesek, görmesek, anlamasak ya da anlamak bile istemesek de- derin yaralar açmaktadır.
Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarıyla ilgilenmeleri, onları dinlemeleri ve belki de en önemlisi onlara güvenmeleri ve onları anlamak için çaba göstermeleri gerekmektedir.
Yazıyı yazmaya başlamadan önce çocuk istismarı ile ilgili birtakım yazılar okudum. Dünya Sağlık Örgütü (World Health Organization) verilerine göre cinsel istismara maruz kalan çocukların yaş gruplarına göre dağılımı hiç de iç açıcı değil; %30'u 2-5, %40'ı 6-10, %30'u ise 11-17 yaş grubunda bulunmaktadır. Buradan da görüldüğü gibi çocukların %70'i 2-10 yaş grubu arasında bulunmakta ve bence bu dehşet verici bir oran. Dileriz ki böyle oranlamalara hiç gerek kalmasa ama maalesef yaşadığımız dünya çocuklara dahi acımıyor. Bu çocukların birçoğu, yaşadıklarını anlatmaya çekiniyor. Birçok çocuk ailelerinin buna inanmayacağını ve bunu söylediklerinde azar işiteceklerini ve hatta dayak yiyeceklerini düşünüyorlar ve erken yaşta hem fiziksel hem cinsel hem de ruhsal açıdan zarar gören çocuklar iyice içlerine kapanıyorlar ve aslında bir anda bütün hayatları başlamadan bitiyor. Çünkü bu çocuklar insanlara olan güvenlerini yitiriyorlar ve küçük yaşta yaşadıkları bu bunalımı hayat boyu atlatamıyorlar.Biz ise bu çocuklardan; başarı, güven, ilgi, zaman ve daha birçok şey bekliyoruz, ancak onların neler yaşadığını sanırım hiç ama hiç merak etmiyoruz...
Ailelerin birçoğu malumunuz günümüzün ve aslında her zamanın en büyük problemlerinden biri olan paradan muzdarip durumda. Parasal sıkıntılar içerisinde çocuklarını unutan aileler çocuklarını nasıl bir karanlığa ittiklerini fark etmeyebilirler. Yazık çocuklarımıza, o kadar yalnız bir nesil yetiştiriyoruz ki, söyleyecek laf bulamıyorum.Utanıyorum...
Cinsel istismara değinmeye çalıştım başta ancak bütün bu yazdıklarım ailelerinden fiziksel şiddet gören çocuklar için de geçerli. Ben bütün bunları gazete haberlerinde okuyorum ya da televizyon programlarında izliyorum. Bunun için şanslı olduğumu söyleyebilirim. Hatta bu çocukların yaşadıklarını da anlamakta güçlük çekiyorum. Tabi ki asla dayak yiyen, cinsel istismara maruz kalan çocuklarımızın yerinde olmayı istemezdim ama onları hiçbir zaman tam olarak anlayamayacağımı(zı) düşünüyorum. Bunun içinse üzülüyorum, çünkü her zaman dediğim gibi çocuklarımızın hepsi dünyanın tüm güzelliklerini yaşamayı hak ediyorlar. Ailelere çok büyük görevler düşüyor. Bunu söylemekten hiç bıkmayacağım, yaşı ne olursa olsun dinlemeyi_anlamayı bilelim, bilmiyorsak da öğrenelim. Çünkü bugün bu sorunlarla baş eden, baş etmeye çalışan çocuklarımız yarın büyüyüp yetişkin bir birey olacaklar ve toplumda yerlerini alacaklardır ve aynı çocuklar yeni bir nesil yetiştirmeye başlayacaklardır...Uzun lafın kısası ÇOCUK İSTİSMARINA HAYIR!


Abraxas...
01.11.2008

7 yorum:

aysema @ 01 Kasım 2008 Cumartesi 18:20

Bunu bıkmadan usanmadan haykırmalıyız. Çocuk istismarına hayır!

Çocuklarımızı dinlemeli,anlamaya çalışmalıyız. Asla geçiştirmeye çalışmamalıyız. Bize güvenebilmeleri için de tutarlı olmalıyız. Örnek olmalıyız.

Biz büyükler kocaman hatalar yaparken onların masum yanlışlarına öfkemizi dizginleyerek bakmalı, gerekli uyarıyı sevgiyle yapmalıyız.

Okul öncesinden başlayarak masallar anlatmalı, öyküler okumalıyız.

Devlet de üzerine düşeni yapmalı. Sapıklar sokaklarda özgür özgür dolaşmamalı. Herkes görevini yerine getirmeli...

Tepkimizi göstermezsek başımıza geldiğinde arkamızda kimseyi bulamayız değil mi?Nasrettin Hocanın Fil Öyküsü...

"Sana yapılmasını istemediğin şeyi..."

Ya da "Susma sustukça..."

Elinize sağlık.

GünCeraN @ 05 Kasım 2008 Çarşamba 01:45

Biz, "çocuk istismarına hayır" dedikçe onlar "Üzmez Yasası" çıkarmaya devam ediyorlar.

Eğitim şart!

Buna elbette önce aileden başlamak lazım ama en başta televizyonda sunulan "cafcaflı hayat", cinselliğin normalleştirilmesi ve çocuklara sunulması, -bırakın parfüm..vs. ürünleri- barbie bebeklerde, hatta sıradan gıda reklamlarında bile vurgulanan cinsel öğeler sadece kendini bilmez büyüklerin değil, hiçbir şeyden haberi olmayan çocukların da bu yönde ilgi duymasına neden oluyor.

Tabii, "istismar" diyince sadece cinsel anlamda değil. Yoksulluğun ve sömürünün yarattığı "çocuk işçiler" de bu çocuk istismarının bir parçası. Sadece ülkemizin değil, bütün dünyanın ortak sorunlarından biri bu ve "gelecek", söz konusu.

Duyarlılığınız için teşekkürler.

pRncfRn @ 05 Kasım 2008 Çarşamba 10:44

Ama hayır diyerek ele birşey geçeceğini sanmıyorum artık birşeyler yapılmalı yani geçenlerde kızın psikolojisi bozulmamıştır diye salınan bir adam vardı kimdi hatırlamıyorum şimdi ama bu bile hiçbir şey yapmadığımızın göstergesi. Yok aslında yapıyoruz ama onların lehine!

magnum opus @ 08 Kasım 2008 Cumartesi 17:17

hep beraber deputa madre giyelim
no more pedophilia...

ayrıca mustafa filmi hakkındaki yazdıklarını çok beğendim.

süpürgesizcadi @ 15 Kasım 2008 Cumartesi 12:10

http://kampanya.annecocuk.com/index.php?id=2

Bu Linkten baslatilan "Cocuk istismarina hayir kampanyasina imza verebilirsiniz, birseylerin degismesnin vakti geldi de geciyor bile...

piç @ 22 Kasım 2008 Cumartesi 00:44

okey yazdıkların iyi güzel. ki zaten hak vermemek imkansız.! ama düşündüğüm zaman diğer ülkeler belki bunun önüne geçebilmek için varolan gücüyle bir çaba içerisinde dönüp kendi yaşadığım ülkeye yani türkiye'ye baktığımda hüseyin üzmez olayıyla birlikte varolan umudumunda içine ettiler.

osuruktanteyyare @ 22 Kasım 2008 Cumartesi 10:51

sen nerelerdesin gız

View technorati.com My Internet Diploma Subscribe to me on FriendFeed